25 Şubat 2020 Salı

AKP karanlığında "örnek vatandaş" nasıl biridir?


20 Şubat 2020'de İzmir’de "daha güvenli bir kent yaratmak" amacıyla bir seminer düzenlendi.

Amaç, belediyelerde ve çeşitli kurumlarda görev yapanlara eğitim vermekmiş.. (?!)

AKP iktidarının İzmir'e ve İzmirlilere olan hıncını ve hırsını bilmeyen bazı saf insanlar buna inanabilir tabii.

Akıl ve vicdan sahibi olanlar ise bu rezalete tepki gösterdi haliyle. Neden?

Çünkü AKP devleti, kendisi dışında kalan herkesi terörist diye yaftalamaya kalktı da ondan!

O seminerde örgütlerin nasıl üye topladığı konuşulurken terörist olmaya yatkın olanları şöyle tarif etmişler:

- Politikaya uzak, anarşizme yakın

- Milliyetçilik yok, globalizm çok

- Dine inanmayanlar çok ya da zayıf

- Hayvan, insan, çevre konularına aşırı duyarlı

- Algıları çok açık, aktivist vb. olmak isterler

- Sosyal medyada zaman geçiriyorlar

Bkz. ilgili haber

Bu rezaletin ortaya dökülmesinden sonra İzmir Emniyet Müdürlüğü telaş içinde bir açıklama yayınlayıp "Valla biz öyle demek istemedik" diye akıldışı açıklamalara kalkıştı.

"Seminerde, teröristlerin hayvansever ya da çevre aktivisti gibi davranarak kendilerine rant sağlamaya çalıştıklarının vurgulandığı, hayvanseverlik ya da çevreye duyarlı olmakla terörist olmaya yatkın olmak arasında bir ilişkinin kurulmadığı bildirildi." diye medyaya servis edilen haberi kelimesi kelimesine okursak açıkça görüyoruz ki:

Yanlış anlama varsa suçlusu semineri veren polis teşklatı.. Yalan yamuk bir ifadeyle seminer verirken saçmalamışlar.

Bkz. ilgili haber

Bu durumda, semineri düzenleyenlerin halktan "özür dilemeleri" gerekir, milletin aklıyla dalga geçmeleri değil!

Ama ortada bir yanlış anlama falan yok! Açık açık diyorlar ki "AKP'li değilseniz siz teröristsiniz.."

Bu apaçık sonuca nasıl varıyouz peki?

Polis seminerindeki ifadeleri kullanarak "Peki, ‘örnek vatandaş’ kim?" diye soralım ve bu seminerdeki yaklaşımdan yola çıkarak “Devlet Baba için örnek vatandaş” tarifi yapalım o zaman...

- Laikliğe uzak, siyasal İslamın içinde

- Milliyetçilik buram buram, globalizm yaygın

- Dine inanan çok ama doğru anlayan çok az

- Hayvan, insan, çevre konularına aşırı duyarsız

- Algıları kapalı, aktivist vb. olmak istemezler

- Sosyal medyayı çoğunlukla “troll” olmak için kullanırlar (yani alaycı bir tavır, saçma yorum ve hakaretlerle dikkat çekmeye çalışır ya da yanlış bilgi yayarlar.)

Size kimleri hatırlattı bu tanım? Yıllardır yalanın, talanın, dolanın, yağmanın bin bir çeşidini sergilese de AKP taraftarı olmayı sürdürenleri değil mi?

İktidarın kemikleşmiş seçmeni dışındaki tüm hak savunucularını, adalet ve özgürlük isteyenleri, bu mücadelelerde aktif olanları, dinciliği reddedenleri “terörist” olarak yaftalamasına şaşırmamalı.

AKP’nin 18 yıldır en başarılı olduğu konu, toplumu kutuplaştırmak oldu. 

Parti devleti de kurulduğuna göre, AKP’nin seçmenleri ve fanatikleri “örnek vatandaş”, onun dışındakiler “terörist”!

İşte yeni Türkiye, ileri demokrasi!

Nihat Genç vs. Soner Yalçın kapışması bütün hızıyla devam ediyor

Çeşitli medya organlarından kovulan, bu arada Soner Yalçın'ın sahibi olduğu ODA TV ile de yollarını ayıran Nihat Genç, yeni kurduğu VertansınTV adlı haber portalı üzerinden yeni bir öfke dalgası estiriyor.

Sözcü ve Cumhuriyet gazetesi (ve onların yazarları) başta olmak üzere AKP'ye muhalif bütün yazarlara "saydırma" işinde Nihat Genç, okuması uzun ve zahmetli cümlelerle saldırarak "ciddiye alınmayı" beklediğini gösteriyor. Bu "ciddiyet beklentisi" ise bazen okurların gözlerinin yaşarmasına, bazen de Nihat Genç adına utanmamıza neden oluyor.

Bozuk saatin bile günde iki defa doğruyu göstermesi misali, Nihat Genç bu sefer de Osman Kavala meselesi üzerinden "sözde muhalif - kripto AKP'li olarak bilinen Soner Yalçın'a sardırdı.


Soner Yalçın’ın kavalı gerçekmiş! başlıklı yazıyı okumak için TIK'layın

Soner Yalçın ise bir taraftan komplo kitapları yazarken bir taraftan da "çaktırmadan" AKP ve RTE destekçiliği yapmaya devam ederken, Nihat Genç'e cevap verme gereği duydu. Tabii ki onun ismini zikredemezdi, bu kadarı Nihat Genç'i ciddiye almak(!) olurdu!

Bize Açı Lazım! başlıklı Soner Yalçın yazısını okumak için TIK'layın

Soner Yalçın'ın bir zamanlar kendi yayın organında yazı yazdırıp sırtını sıvazladığı Nihat Genç'in adını bile anmaması üzerinde biraz düşünmekte fayfa var!

12 Şubat 2020 Çarşamba

Türkiye'nin selameti için Tayyip Erdoğan'ın çekilmesi artık şart oldu


Türkiye'nin sorunları dağ gibi oldu. Suriye konusu çok beter bir durumda. Libya unutulmuş gibi görünüyor ama kısa bir süre sonra burada çok ciddi gelişmeler yaşanacak ve Türkiye hedef ülke olacak. PYD sorunu sanki kalmadı gibi davranıyor iktidar ama beklenmedik anda bir Trük yapılanması orada oluşacaktır. her gün gelen şehit haberleri şimdilik "intikamı alındı" biçiminde püskürtülmeye çalışılıyor ama yakında o da dikiş tutmayacak. ekonomi sadece kağıt üzerinde iyi gibi gösterilebiliyor. Paradan para kazanan bir bankacılık ve boksa sistemiyle daha fazla gidilmesi mümkün değil. İşsizlik görülmemiş boyutta, buna 5 milyonu aşkın Türkiye'ye gelmiş/sığınmış insanı da eklediğinizde felaketin gelmekte olduğunu görmemek mümkün mü? Bütün bunların tek sorumlusu var, o da tek adamlık rejimi. şu anda Erdoğan herşeyin hakimi. devletin bütün katmanları da bu durumu kabullenmiş halde. bu da zirvedeki ismi giderek yalnızlaştırıyor. bu yalnızlaştırma hata yapma ihtimalini ve oranını artırıyor. hata yaptıkça daha da batılıyor. ama kimse sesini çıkarmıyor. bu tarih boyunca böyle olmuş. tek adamlığa çıkanlar belki ilk başlarda çok başarılı gibi görünse de giderek batıyorlar ve hatayı hata ile düzeltmeye çalışıyorlar. Bugün itibarıyla Erdoğan'ın Suriye, Doğu Akdeniz, Libya, işsizlik, ekonomi, terör, bölücülük gibi konularda sorun çözmesi mümkün edğildir. çünkü yapılan hataları asla kabul etmeyeceği için sözde bunları düzeltmek için atacağı her adım da yanlış olacaktır ki zaten öyle oluyor. O halde şu öneriyi getirmek çağrı yapmak istiyorum. Eroğan ç ekilsin Başkan yardımcısı yeni hükümeti kursun Bu hükümet ulusal birlik hükümeti olsun CHP ve AKP ağırlıklı iyi parti saadet olsun Üç ay içinde anayasa değişikliği yapılarak parlamenter sisteme dönülsün Seçime gidilsin ve yeni Türkiye oluşturulsun Bu ulusal mutabakat hükümeti Suriye, mısır ve İsrail ile barışsın Doğu Akdeniz petrolleri için 4 ülkelik bir konsorsiyum kurulsun Suriye’ye Rusya ortak olabilir Amerika İsrail’e ortak olur Türkiye’nin ortakları İtalya Yunanistan olur. Birkaç ülkeden gelecek petrol sondaj ekipleri çalışır Boru hattı Türkiye üzerinden geçer Türkiye bütün petrolünü ve doğalgazını buradan bedava alacağı gibi geçiş parasını da alır İsrail Filistin sorunun Türkiye çözer. Suudi Arabistan’la ve BAE ile yeniden iyi ilişkiler kurulur Bunlar zor şeyler değil. Tayyip Erdoğan çekilmez ve ülkeyi yönetmeye devam ederse inanın bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimi olmaz.