28 Aralık 2016 Çarşamba

Neden, Niçin, Nasıl? Merak Edilen Bazı Sorulara Verilmiş 12 Aydınlatıcı Cevap

Neden veya nasıl gibi soruları zaman zaman bir şey ile karşılaştığımızda sorarız ama detaylarını araştırma konusuna gelince genelde bu durumu pas geçeriz. İşte bu tarz sorulara cevaplar veren çeşitli kaynaklardan derlediğimiz bilgiler sizlerle...

1. Ameliyat Önlükleri Neden Yeşil veya Mavi Renk Tonlarındadır?

Ameliyat Önlükleri Neden Yeşil veya Mavi Renk Tonlarındadır?
Operasyonlar esnasında doktorların sürekli olarak kan görmeleri ve belli bir noktaya odaklanmalarından dolayı göz yanılması yaşamaları muhtemeldir. Çünkü sürekli aynı şeye bakmak görüşün bakılan şeye karşı duyarsızlaşmasına neden olur. Bu duruma karşı tedbir amaçlı olarak doktorların genelde yeşil rengi kullanmaya başladıkları ileri sürülür.
Renk skalasına göre kıyaslama yapmak gerekirse gerçekten de kan rengi olan kırmızının tam zıt rengi olarak yeşil geliyor. Yeşil veya ona yakın bir ton olan maviye bakmak gözün görüşünü tazeleyerek kırmızıya olan görüş kaybının akabinde de göz aldanmasının önüne geçiyor.

Kaynak

2. Bayat Ekmek Sertleşirken Bayat Cips Neden Yumuşuyor?

Bayatlık biliminde (evet, böyle de bir bilim var) bir “kabuk bayatlaması” var, bir de “iç bayatlaması.” Kabuk bayatlaması, bir ekmeğin çıtır çıtır olan kabuğunun yumuşaması. İç bayatlaması ise ekmeğin içinin sertleşmesi.
İlkini açıklamak kolay. Kabuk, ekmek somununun içindeki nemi emiyor. Havanın nemini emen patates cipsleri de tamamen kabuktan oluştuğu için yumuşuyor.
İç bayatlaması daha karmaşık. Gıda bilimciler yıllar boyunca bu konuda yüzlerce makale kaleme aldı. Birçokları bunun glüten yapısındaki nişastayla ilgili olduğunu düşünüyor. “Nişasta granülleri, pişirme sırasında amiloz açığa çıkarıyor,” diyor. Minnesota Üniversitesi’nde tahıl bilimci olan Profesör Bill Atwell. Ardından amiloz örümcek ağı şeklinde glüten ağına yapışıyor. Ekmeğin kabuğu, nemi aldıkça bu ağlar sertleşiyor.

Kaynak

3. Ay'ın Neden Hep Aynı Yüzünü Görürüz?

Ay'ın kendi ekseni etrafında dönme süresi ile Dünya etrafında dönme süresi aynıdır. Yaklaşık 29 gün süren bu periyot nedeniyle Ay'ın sürekli aynı yüzü Dünya'ya bakar.
Ay'ın görünmeyen kısmı, yani Ay'ın Karanlık Yüzü, Ay'ın %41'lik alanını kapsar. Yani Dünya'dan baktığımızda Ay'ın %59'luk kısmını görebiliriz.

Kaynak

4. Neden Vücut Isımız 37 Derecedir?

Neden Vücut Isımız 37 Derecedir?
Vücudumuzdaki hemen her olaydan sorumlu olan enzimler, protein yapıdadırlar ve belli bir sıcaklık derecesinde optimum (en yüksek) verimlilikte iş görürler. Sadece insanda değil, çoğu canlı organizmada, enzimlerin en yüksek verimlilikte çalıştığı sıcaklık derecesi 37ºC’dir. Bunun nedeni, evrimsel süreç içerisinde enzimlerin bu sıcaklığa adapte olmuş olmasıdır.
Bilim adamlarına göre vücudun, hem mantar hastalıklarından korunması hem de fazla yemek tüketiminden korunması için, sıcaklığın 30 ila 40 derece arasında olması gerekiyor. Bir matematiksel model hazırlanarak, tüketimi minimuma indirip kazancı maksimuma çıkaran sıcaklığın 36.7 derece olduğu bulundu. Yani normal insanın vücut sıcaklığına yakın bir sıcaklık.

Kaynak 1 2

5. Ağlayınca Neden Rahatlamış Hissederiz?

Tıpkı egzersiz ve kahkaha gibi ağlamak da kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayan endorfin hormonlarını açığa çıkarır. Endorfinlerin aynı zamanda ağrı sinyallerinin beyne ulaşmasını engelleyen ağrı kesici özellikleri vardır. Bu ağlama ile salgılanan endorfinlerin fiziksel acıyı da azalttıklarını gösterir. Yani yaralandıktan sonra ağlamak istiyorsanız, kendinizi tutmayın.

Kaynak

6. Filler Farelerden Gerçekten Korkar mı?

Yapılan araştırmalarda, fillerin doğrudan farelerden korktuğuna dair hiçbir sonuca ulaşılamamıştır. Filler farelerden değil, ani hareketlerden korkarlar.
Discovery Channel'ın meşhur mit avcıları (MythBusters) ekibi de bunu denemişler; ancak fillerin farelerden çok aniden karşılarına çıkan cisimlerden korktukları sonucuna varmışlardır. Çünkü hareket eden cismin fare olduğunu fark eden filler, umursamadan yollarına devam etmişlerdir.

Kaynak

7. Kekeme İnsanlar Nasıl Takılmadan Şarkı Söyleyebiliyorlar?

Konuşurken zorluk yaşayan kekemelerin zorlanmadan şarkı söyleyebildiğine tanık olmuşsunuzdur. Aslında bu durum sadece kekemelerde değil beyin hasarı nedeniyle konuşma güçlüğü yaşayan insanlarda da görülüyor. Benzer davranışsal özellikler olarak görülseler de konuşma ve şarkı söyleme aslında beyinde tamamen aynı mekanizmalarla ortaya çıkmıyor. Bu nedenle konuşma problemi yaşayan insanların tedavisinde şarkı söyleme terapileri kullanılabiliyor. Bu durumun nedeninin, konuşma sırasında beynin sol tarafı etkinken, sayı saymak ya da bilinen bir şarkıyı söylemek gibi mantıksal bir düşünme süreci gerektirmeyen sözlü ifadelerde beynin ağırlıklı olarak sağ tarafının etkin olması olduğu düşünülüyor.

Kaynak

8. Parmak Kütletirken Neden Ses Çıkar?

Oynar eklemler vücudumuzdaki en yaygın eklem türüdür. Vücudun hareket kabiliyeti en yüksek bölümlerinde, örneğin omuzlarda, dirseklerde, bileklerde, boyunda, parmaklarda yer alırlar. Oynar eklemlerin boşluklarında kemiklerin aşınmasını önleyen eklem sıvısı bulunur. Bu bölgelere bir kuvvet uygulandığında eklem yüzeyleri başlangıçta birbirlerinden uzaklaşmamak için direnç gösterir. Belli bir noktadan sonra ise aniden birbirlerinden ayrılırlar. Bu sırada eklem sıvısı içinde baloncuk olarak da tanımlanan boşluklar oluşabilir. Uygulanan kuvvetin etkisiyle eklem yüzeyleri birbirinden ayrılırken eklem sıvısının içindeki basınç düşmeye başlar. Bu durum eklem sıvısı içinde çözünmüş gazların açığa çıkarak baloncuklar oluşturmasına neden olur.

Kaynak

9. Banyodaki Havlular Neden Çabuk Kokuyor?

Banyodaki havlular yıkanıldıktan sonra, yani vücudumuz tertemiz iken kullanılır ve sadece vücudumuza değerler. Buna rağmen birkaç gün içinde bu havlular kokmaya başlarlar. Bunun sebebi vücudumuz değil vücudumuzdaki ölü deri hücreleridir. İstediğimiz kadar bol su ve sabunla yıkanalım, su ile birlikte kirlerin ve bakterilerin gittiğini zannedelim, yine de vücudumuz üstünde ölü deri hücreleri kalır ve kurulanırken bunlar havluya geçer. Bundan sonraki sorun havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle kokuşmaya başlarlar.

Kaynak

10. Yerçekimi 5 Saniye Boyunca Yok Olsa Ne Olurdu?

Yerçekimi çok kısa bir süre için bile ortadan kalksa dünya üzerindeki her şey havalanıp uçmaya başlar. Tabii hızı düşürebilecek bir güç olmadığından ve aynı anda Dünya kendi etrafında döndüğünden, her şey havada hızla savrularak hareket eder. Yerçekiminin ortadan kalkması, atmosferdeki havanın da savrulması demek. Hava basıncındaki bu ani düşüş herkesin iç kulağının parçalanmasıyla sonuçlanır ve kısa süre sonra oksijen yetersizliği baş gösterir. Oksijen olmazsa su da hidrojen gazına dönüşür ve vücutlarımızın da büyük bölümü sudan ibaret olduğu için canlı hücreler tek tek patlamaya başlar. Tüm bunların gerçekleşmesi için 5 saniye yeterli. Yani altıncı saniyede geri gelecek olsa bile dünya üzerinde tek bir canlı kalmayabilir.

Kaynak

11. Açken Neden Sinirli Oluruz?

Acıktığımız zaman sinirlenmemizin sebebi kan şekerinin düşmesidir. Vücuda çok uzun bir süredir yiyecek girmemesi kan şekerini etkiler. Kan şekeri ideal değerlerin altına düştüğünde de enerji üreten hücrelerimiz ihtiyaçları olan glikozu bulamaz. Akabinde konsantrasyon güçlüğü, kalbin hızlı atması, halsizlik ve sinirlilik gibi durumlarla karşılaşırız.

Kaynak

12. Dünyada 5 Ekim Olan Öğretmenler Günü Bizde Neden 24 Kasım?

Dünyada 5 Ekim Olan Öğretmenler Günü Bizde Neden 24 Kasım?
Öğretmenler Günü tüm dünyada kutlanan bir gün. Ancak çoğu dünya ülkesi bu kutlamayı UNESCO’nun önerisiyle 5 Ekim günü yapıyor. Peki biz neden 24 Kasım’da kutluyoruz?
Öğretmenler Günü kutlamaları Türkiye’de 1981 yılına dayanıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında harf devriminin ardından, yeni harfleri öğretmek üzere “Millet Mektepleri” kurulmuştu. Atatürk 24 Kasım 1928 yılında Millet Mektepleri başöğretmeni oldu. 1981 yılı Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümüydü. Bu yılda, başöğretmen olduğu 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı ve günümüze kadar geldi.